Kelebeğin Çilesi

Herkes, beni sırf " yazarım"
Sanıyor!
Yanılıyor!
Oysa ki: Ben hem yazarım;
Hem de "silerim".
Tıpkı: Silgili bir kalem gibiyim:
Bir yanım: Yazar,
Diğer yanım da siler.

Kendi defterimin "kar" beyaz sayfalarında:
Doğru ve güzel olanı yazmaya çabalarken;
Diğerlerinin defterlerindeki yanlışları,
Görmemezlikten gelemem!
Nerede bir yanlış görsem;
Düzeltmeden de duramam!
Ya yanlışı silerim! Ya da sayfayı More
Download: epub mobi (Kindle) pdf more Online Reader
Words: 6,350
Language: Turkish
ISBN: 9781310551178
About Veysel Topaloğlu

Geçmiş, herkesin kendi geçmişi;
Bana ne?
Başkasının geçmişinden demeyin!
Ben, size bunun nedenlerini söyleyeyim:
Geçmiş, geçip gitmiş de:
Giderken neler neler götürmüş?
Onlara bakmalı!
Budur: Konunun özü,
"Gemi dolusu" sözü;
İse geride bırakmalı!
Bilelim ki: Bazılarının geçmişi toza (pembe),
Bazılarının ise köze (kor) benzer!
Benimki hangisi? Onu da siz söyleyiniz!

Manisa'nın Demirci kırsalında: Bir
Çiftlik evinde: (Bin dokuz yüz altmış yılının:
Yirmi altı Mayısında) Dünyaya geldim.
Ve Dünyanın gailesine öyle daldım.
Biz köy çocukları, elimiz ekmek
Tuttuğunda; mutlak diğer elimiz de iş tutar.
Ana kucağından, doğanın kucağına hızlı geçeriz.
Etrafımızda olanları ise çabuk seçeriz
Bahçede çalışırız: Oyun gibi görürüz.
Kuzu, koyun güderiz: Oyundur deriz!

Daha ben çok ufacıkken:
Dokuz yaşında bir çocukken;
Bir gece yarısı "yer altı canavarı" uyandı.
Aniden kapılarımıza dayandı.
Hiç istemeden, kendisiyle böyle tanıştım.
Başlarda; yedi nokta küsur ile sallayan canavar:
Bizleri, her an sallar oldu.
Sanma ki: Alıştım:
Çok korktum!
Ve
Çocukluğumu unuttum!
Mevsimlerden: Kıştı.
Herkes bir yerlere sığınmıştı!
Üstte: Yarı yırtık bir çadır.
Altta: Birkaç tahta, üstü hasır
Orta yerde: saç soba
Şanslı isen Çıkarsın sabaha?

Tüm zorluklar gelip geçti.
Üzerinden üç beş sene daha geçti.
Tam rahatladık derken:
Ben delikanlılığa girerken;
Başka bir canavar çıktı.
Bizim kuşağı, neredeyse biçti!

Dün, saklambaç ya da sek sek
Oynadığımız sokaklarda: Artık
Kurşunlar sek sek oynuyor
Ve İnsanları, arayıp buluyordu.
Köşe başlarındaki yolları,
Sevenlerden daha çok
Ölüm; gözlüyordu!
Arkadaş, arkadaşıyla kapıştı.
Birçoğumuzun kolları:
Henüz, saatle tanışmamışken;
Demir kelepçe ile tanıştı

Bir sabah türkülerle uyandık:
Terör canavarından kurtulduk dedik!
O da ne?
Genç demokrasimizi,
Bir başka canavarın ağzında gördük!
Yer gök postal sesinden inledi.
Millet, uzun süre;
"Netekim paşayı" dinledi.
Canavarlar sırasıyla geldi geçti.
Sinelerimizi deldi geçti
Sonunda, öyle bir canavar geldi ki:
"Yedi başlı" olan bu canavardan
Kurtulmak bir hayli zor görünüyor!
Hangi başıyla mücadele edeceksin ki!
"Enflasyon başı" cepçi,
Eli hep dar gelirlinin cebinde;
"İstihdam başı" ise ekmekçi,
Sürekli ekmeklerimizi yutuyor!
Hepimizin eli, canavarın midesinde
Gece gündüz durmadan aranıyor!

Ben bir garip Veysel'im:
Bazen bir sel'im,
Taşarım ve yıkarım bendimi.
Bazense bir yel'im:
Eser de kırarım diye:
Bir goncayı;
Tutarım!
Hep kendimi.

Dostlar!
Birbirini kovalayan yıllar,
Beraberinde, beni de kovaladı:

Sarsıntılı yıllar,
Çalkantılı yıllar
Derken;
Sıkıntılı yıllara gelip
Oralarda kaldım. Artık, yoruldum!

Masallarda, canavarlarla savaşanların;
Mutlaka, ya sihri ya da bir iksiri vardır:
Ben ise tipik bir Anadolu insanıyım:
Kemliğe ve hamlığa izin vermez lisanım!

Sadece, şu kısacık ömrümde:
Bu kadar çok canavarla,
Tanışmak zorunda kaldığım için;
İçimde hep burukluk ve tiksinti vardır!

Özetle, diyenler için;
Gazi üniversitesi, iktisadi İdari Bilimler Fakültesi, Maliye Bölümünden mezun oldum. Askerliğimi, yedek subay olarak yaptım.
Uzun yıllar; bir bankada: Mali Analist ve Şube yöneticisi (Müdür) olarak çalıştım. Evli, barklı, çocuklu; kendi halinde ve mutlu bir insanım..
VEYSEL TOPALOĞLU

Also by This Author

Reviews

This book has not yet been reviewed.
Report this book